Untitled Document

Dekübitus (Decubitus En.) Nedir ?

Dekübitus (Basınç Ülserleri)

Dekübitus kavramca latince “decumbere, decubitum” dan gelen ve yerleşmek anlamında kullanılan bir kelimedir.
Dekübitus çık hızlı ortaya çıkabilen inatçı ve zor iyileşen bir sağlık sorunudur. Yatalak hastaların %3-11'i basınç ülseri denilen bu sorunla karşı karşıya kalırlar. Ve “dekübitus yaralarını %80 'ini önlenebilirdir.” (Gerhard Schroeder)
Dekübitus yarası yardım ve bakım gerektiren hastalarda önemli sağlık risklerinden bir tanesidir. Dekübitus yarasını engellemeye yönelik geniş çaplı imkanların bilgisi dahilinde dekübitus yarası asgari düzeye indirilmeye çalışılmalıdır.

Cilt Anatomisi

Cilt, üç cilt tabakasından oluşmaktadır:

a) Üst cilt tabakası (Epidermis) asıl kaplama yüzeyidir. (duyarga-hücre-dış deri) Vücudu dış çevreye karşı korur ve 30gün içerisinde kendini yeniler.

b) Orta kısımda yer alan deri tabakası (Dermis) cilde sağlamlığı ve elastikiyeti verir. Epidermisi besin maddeleri besler ve duyu işlev organlarını içerir.

c) Alt cilt tabakası (Hypodermis) altında yer alan deri tabakası ile kasları ve epidermisi birleştirmektedir. Gevşek olan bağ dokusu esnek bir “kaydırıcı tabaka” olarak hizmet eder ve aynı şekilde duyu-işlev organlarını içermektedir.
Cilt çok yüksek bir basınca karşı zarar görmeden dayanabilme özelliğine sahiptir. Ama dekübitus yarası oluşumunda uzun süreli bir basınca maruz kalması söz konusudur. Sonsuz alanı ile cilt insanın en büyük duyu organıdır. Bu alan yaklaşık 1,5-1,8 m2dir , ağırlığı ise 3,5-10 kg.dir. Sağlıklı bir cilt duyusal dokunuşları (basınç ağrıları, dokunma hissini vb.) başka yerlere iletebilir ve bu şekilde vücudun tepkisini etkileyebilir. Ayrıca basınçlı ağrılarda yatış şeklindeki değişmeler oldukça önemlidir. Eğer bu işlev kaldırılırsa, basınç ağrıları iletilmeye devam edilmez hasta artık hareket edemez. Bundan dolayı da sürekli bir basınç meydana gelir, bunlar fizyolojik ağrı sınırlarının dışına çıkar ve bir dekübitus yarası oluşumuna neden olur. Eğer cilt zarar görürse, bu durumda herhangi bir engel olmadan hastalık mikropları nüfuz edebilir ve bir enfeksiyona yol açabilir.

Dekübitus Yara Oluşumu

Dekübitus yarasının oluşumu için birçok neden bulunmaktadır.

Ana Sebepler: Basınç ve Zaman

Belirli bir cilt bölgesi üzerine uygulanan basınç daha uzun bir süre doku üzerine yatış veya oturuş pozisyonunda etki ederse bu dekübitus yarasının oluşumunun ana sebebini oluşturur. Cildin ve damarlarının kompres baskısına etki eder ve bu şekilde yetersiz bir kan dolaşımı gerçekleşir. Artiyel kan artık cildi yeteri kadar besin maddeleri ve oksijen ile besleyemez hale gelir. Belirli bir cilt bölgesi üzerine uygulanan iki saatlik bir basınçta bile cilt hücreleri ölmeye başlar. Cildin sinir hücrelerinin zarar görmesi ise çok daha erken başlar ve 2 saatin sonunda geri dönüşü olmayan bir durum gözüyle bakılır. Venöz, türevsel damarlar sıkışır. Buna bağlı olarak da metabolizmadan atılacak ürünler artık dışarıya atılamaz hale gelir. Arteriyel taraftan ise damarların genişletilmesi ile kan akımı artırılabilir, bu da cildin kızarmasından anlaşılabilir. Venöz damarların sıkıştırılması ile de kan akışı sağlanamaz ve dokunun içerisine sıkıştırılmış olur. Cildin üst tabakasında ödem ve şişlikler meydana gelir. Bu durumda bir dekübitus yarası oluşur.

Diğer Sebepler: Makaslama Kuvvetleri ve Sürtünme

Makaslama tıp alanında çeşitli cilt tabakalarının kayması olarak kullanılmaktadır. Hastanın dönme hareketinden, çekme ve yatış şekillerinden ortaya çıkmaktadır. Makaslama kan damarlarındaki bükülmeye neden olur ve kan sirkülasyonunu etkiler. Bir dekübitus yarası daha çok kemik çıkıntı yerlerinde ve kas ile yağ dokularının az miktarda yastıklandığı vücut kısımlarında daha öncelikli olarak meydana gelir.

Dekubitus yarası oluşumunda zaman çok önemli bir faktördür. Bir cilt bölgesi iki saatten fazla yüksek bir basınca maruz bırakılmamalıdır. Bu özellikle de yatalak hastalarda çok önemlidir. Çünkü bu süre içerisinde ilgili bölgelere daha az kan gitmektedir. Bu nedenle hasta en geç iki saat içerisinde farklı bir yatış pozisyonuna getirilmelidir.

Kilolu yani yağ oranı yüksek hastalar da dekübitüs yarası oluşumundan etkilenir. Yüksek vücut ağırlığından dolayı kritik noktalar üzerinde daha büyük ağırlık güçleri etki etmektedir. Zayıf kişiler ise özellikle risk altında bulunurlar, çünkü bunların kemikleri genelde cildin altında kalmaktadır. Bunun anlamı da cildin altındaki yağ dokusu en düşük seviyeye gelmiştir ve bu nedenle de üzerine uygulanacak basınç güçlerine karşı kendini savunacak gücü bulunmamaktadır.
İki tür dekübitus yarası oluşumu söz konusudur;

Dekübitus Acutus

Cilde doğrudan basıncın etki etmesiyle meydana gelir.

Dekübitus Chronicus

Kötü huylu ülser olarak da bilinmektedir. Burada makaslama kuvvetleri gibi eğik olarak etki eden kuvvetlerden kaynaklanan ve derinlerde başlayan (kemiklerle kaslar arası) bir ülser söz konusudur.


Vücudun basınç alanları

Sırtüstü Yatıldığında
  • omur çıkıntıları
  • omuz yaprakları
  • dirsekler
  • kuyruk sokumu bölgesi
  • topuklar
Yan Yatıldığında
  • kulaklar
  • trokanter majör
  • diz
  • ayak bilekleri
Oturma pozisyonunda
  • omuz yapraklarında
  • kuyruk sokumunda
  • oturma kemiklerinde
  • topuklarda

Ana Sayfa Ürünlerimiz Dekübitus Hakkımızda İletişim

©2008 SPM Sünger Plastik ve Materyalleri San. ve Tic. Ltd. Şti.